Şiatsu ve Akupresür Tedavileri

Her iki tedavi biçimi de vücut içerisinde bulunan kanallardan insan vücuduna ve çeşitli organlara ulaşan bir çeşit enerji taşındığı, bu kanalların çeşitli kilit noktaları olduğu, bu noktalara dokunulduğunda ya da biraz basınç uygulandığında vücuda yayılan enerji akışında bozukluk varsa düzenlendiği fikrine dayalıdır. Aslında şiatsu akupresür ile kullanılan ve enerji akışını düzenleme de oldukça etkili olduğuna inanılan bir yöntemdir. Bu iki tedavi yöntemine göre insan sağlığı vücut içerisindeki kanallardan geçen enerji seviyesine bağlı olduğu için iki tedavi yöntemi de Eski Çin tıbbı tarafından kullanılan yöntemlerdir ve oldukça eski bir tarihe dayanan geçmişe sahiplerdir. Japonya’da popüler olan şiatsu şu anda dünya üzerinde özellikle Avrupa ülkelerinde sık kullanılan bir tedavi yöntemidir. (şi=parmak, atsu=baskı, bastırmak)

Şiatsunun faydaları nelerdir ?

  • Şiatsu kaslardaki gerginlikleri ve sertlikleri giderir.
  • Kasların esnekliğini, bükülebilirliğini artırır,
  • Yorgunluğu geçirir.
  • Kan dolaşımını olumlu yönde etkiler, kasları güçlendirir
  • Temelde Şiatsu’nun amacı gerginlikleri gidermek ve yorgun kaslara esnekliğini, eğilip bükülebilirliğini yeniden kazandırmaktır.
  • Akupresür tedavisinde ise aşırı basınç uygulanmadığı takdirde ilaçsız, zararsız ve doğal yollardan bir tedavi süreci sağlanmış olur.
  • Akupresür tedavisinde tahriş olmuş bölgelere, açık yaralara ve yeni incinmiş bölgelere baskı uygulanması sakıncalıdır.
  • Çocuklar ve yaşlılarda uygulanırken hafif basınç uygulanmalıdır.
Not: Yazı sadece konu hakkında bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tedavisi yerine geçmez. Lütfen uzman bir hekime danışınız.

Alıntıdır.

Akadlar

  • Akadlar (M.Ö. 2350-2150) tarihleri arasında var olmuşlardır.
  • Arap yarımadasından geldikleri bilinmekle birlikte Sümerleri yenmiş ve Sümer hakimiyetine son vermişlerdir. Bu olaylardan sonra Mezopotamya’da önemli bir güç haline geldiler.
  • Bölgeye Sümerler döneminde gelip yerleşmişlerdir ve Sargon Akad krallığını kurmuştur.
  • Tarihte bilinen ilk düzenli orduyu kurarak Mezopotamya’da kalıcı olmaya çalıştılar.
  • Tarihte bilinen ilk imparatorluktur.
  • Sümerler şehir devletleri şeklinde yönetimi benimsemişken Akadlar bunun aksine şehir devletlerini merkezi bir yönetime bağlamayı benimsemiştir.
  • Kralları kendilerini tanrı olarak görmüşlerdir. tanrı-kral anlayışı hakimdir.
  • Milattan önce 2150 yılında tarih sahnesinden silinmişlerdir ve Akadları yıkan Gutilerdir. Ancak Sümer kent devletlerinde var olan ve merkeze bağlanan ensi isyanları ve Elam akımları da bu krallığın yıkılışında etkilidir.
  • Başkentleri Akaddır (Akkade, Akkad gibi isimlerle de anılmaktadır.)
  • Sargondan sonra imparatorları Naram-Sin döneminde parlak zaferlere imza atmışlardır. Hakimiyet alanları İran ve Arabistan civarına kadar uzanmıştır. Toprakların daha da genişlemesi ile Naram-Sin’e dört iklimin (kimi kaynaklara göre dört bölge geçer) hükümdarı ünvanı da verilmiştir.
  • Çivi yazısını kullanmaya devam ettikleri ve Sümerlerden kalan kültürü geliştirmeye çalıştıkları bilinir.

alıntılamalar yapılmıştır.

Sümerler (M.Ö. 3500-2000)

Sümerler Hakkında Çeşitli Bilgiler

  • M.Ö. 4000’li yıllar civarında Güney Mezopotamya bölgesine geldikleri bilinmekle birlikte nereden geldikleri tam olarak netlik kazanmamıştır.
  • Sümerler 1500 yılı aşkın bir süre tarih sahnesinde var olmuşlardır.
  • Kent devletleri kurmuşlardır. (Ur, Uruk, Kiş, Lagaş) Kent devletlerini ensi veyahut patesi denilen rahip krallar yönetirdi. Bunlar çevresindeki sitelere hakim olursa Lugal, tüm Sümer Ülkesine sahip olursa Lugal Kalma ünvanını almaktaydı.
  • Kentler etrafları surlarla çevrili olmak sureti ile Ziggurat adında çok katlı ve farklı amaçlar için kullanılabilen tapınakların etrafında yerleşim gösteren evlerden oluşmaktadır. Zigguratlar genelde yedi katlıdır ve ilk katlarında erzak bölümü, son katlar ise gözlem evi yani rasathane olarak kullanılmıştır. Orta katlarda ise okul ve tapınak gibi bölümler bulunur.
  • Urgakina adı verilen kanunlar bilinen ilk yazılı kanunlar olmuştur. Bundan dolayıdır ki tarihteki ilk hukuk devleti de Sümerler olarak bilinir.
  • Tarihte ilk yazıyı kullanan Sümerlerdir. Çivi yazısını kullanmışlardır.
  • Çok tanrılı bir dini inanışları bulunmaktadır ancak ölümden sonra yaşama inandıklarına dair bir bulgu yoktur.
  • Mezopotamya’da yaşadıkları için bulundukları ve bölgede taş azlığı olduğu için yerine mimari yapılarında tuğla ve kerpiç kullanmayı tercih etmişlerdir.
  • Toplumsal sınıf Sümerlerde de kendini göstermiştir. Krallar ve rahipler sosyal sınıfın en üst seviyesini oluşturmuştur. Geri kalan kesim ise hürler ve köleler olarak ayrılmıştır. Köleler hariç diğer erkekler asker sayılmıştır.
  • Gılgamış Destanı, Tufan Destanı ve Yaratılış Destanı Sümerlerin önemli edebiyat ürünleridir.
  • Karasabanı kullanmışlar ve sulama kanalları inşa etmişlerdir.
  • Sümer Takvimini kullanmışlardır. Bu takvime göre yıl 360 gün aylar 30 günden oluşuyordu.
  • Astronomi, takvim ve matematik alanında gelişmiş bir noktadaydılar. Dairenin alanını 360 derece olarak hesaplamışlardır.
  • Akadlar tarafından zayıflatılarak yıkılmışlardır.

Bilgiler alıntıdır.

Mezopotamya Tarihi ve Mezopotamya Uygarlığı

Mezopotamya Aşağı ve Yukarı Mezopotamya olmak üzere iki bölümden oluşur ve İran topraklarındaki Basra Körfezi’nden Irak bölgesine kadar uzanan bir bölgeyi içine alan bölüm aşağı Mezopotamya, Irak topraklarından Anadolu’ya kadar uzanan bölüm ise Yukarı Mezopotamya olarak bilinir. Mezopotamya’yı önemli ve can alıcı kılan Fırat ve Dicle nehirlerinin bu bahse konu topraklar üzerinde bulunması ve bölge topraklarının tarımsal üretime imkan tanıyan alüvyal topraklardan oluşmasıdır. Bu iki nehir aslında Mezopotamya isminin de kaynağıdır ve Fırat ve Dicle nehri arasında kalan bu bölge iki nehir arasında kalan bölge anlamına gelen Mezopotamya kelimesi ile isimlendirilmiştir.

Bu zenginlik bölgede yaşayan toplulukların daima ilgisini çekmiş ve bölgeyi cazibe merkezi haline getirmiştir. Bu cazibe merkezinde yaşayan uygarlıklara bakıldığında:

  • Sümerler
  • Akadlar
  • Babilliler
  • Asurlular ve Aramiler göze çarpmaktadır.